Markanın Sahibince Kullanılmamasına Yönelik  Yaptırım Hükmünün İptali

Markanın Sahibince Kullanılmamasına Yönelik Yaptırım Hükmünün İptali

1995 yılında yürürlüğe giren ve marka mevzuatını düzenleyen 556 sayılı KHK'da, markanın sahibi tarafından haklı nedenler haricinde kullanılmaması halinde bunun hukuki yaptırımı “Markanın Kullanılması” başlığını taşıyan 14. Madde de yer almaktadır. Bu madde de “ Markanın, tescil tarihinden itibaren; beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir…” denilerek marka sahibinin kendi markasını tescilden itibaren gerektiği gibi yani; Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılması,  Markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması, Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması, Markayı taşıyan malın ithalatı vb. şekilde kullanılmaması durumunda iptal edileceği düzenlenmekteydi.

556 sayılı KHK'nın 14. Maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 06.01.2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazete 'de yayınlanan kararıyla iptal edildiğini yukarıda yazmıştık iptal gerekçesine bakıldığında  “…mülkiyet hakkının konusunu maddi ve gayri maddi mallar oluşturmaktadır. Taşınır ve taşınmaz mallar, maddi mallar kapsamında iken, fikri ve sınai mülkiyet hakları gayri maddi mallar kapsamında bulunmaktadır. Bir markanın sahibine sağladığı haklar ise marka hakkı olarak adlandırılmakta ve marka hakkı, fikri ve sınai mülkiyet hakları kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla itiraz konusu kural, mülkiyet hakkının konusunu oluşturan marka hakkıyla ilgili olduğundan KHK ile düzenlenemez…”  denilerek düzenlemenin Anayasanın 91/1 fıkrasına aykırı olduğundan iptal edildiği görülecektir. 

İptal kararının Resmi Gazetede yayınlanmasından 4 gün sonra ise marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hükümler içeren ve 556 sayılı KHK haricinde 551, 554 ve 555 sayılı KHK'ları da ortadan kaldıran 6769 sayılı SMK yürürlüğe girmiş olup yeni kanunda markanın kullanılmamasına yönelik olarak hükümsüzlük halleri düzenlenmişse de ayrıyeten Anayasa Mahkemesinin iptal kararı neticesinde yürürlükten kalkan markanın kullanılmamasına yönelik yaptırıma ilişkin düzenlemelerin geriye etkili yürüyeceğine dair herhangi bir hüküm kanunda yer almamaktadır.

Sonuç itibariyle iptal kararı öncesinde açılan ve derdest olan tüm marka hükümsüzlüğü davalarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda dava açıldığı tarihte ortada yasal bir düzenleme kalmamış olup bununla birlikte mevzuatı birleştiren ve yeni düzenlemeler getiren 6769 sayılı SMK'da da hükümsüzlük hallerinde geriye etkili düzenleme getirilmediğinden ötürü açılan davalar reddedilecektir.