Markanın Kullanılmaması Nedeni İle İptaline Dair Bilgilendirme

Markanın Kullanılmaması Nedeni İle İptaline Dair Bilgilendirme

10 Ocak 2017 tarihinde 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunundan (SMK) önce 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 14. maddesi” Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir. “hükmüne dayalı olarak iptal davası açılabilmekte idi.

Ancak Sınai Mülkiyet Kanununun yürürlüğe girmesinden 4 gün önce 6 Ocak 2017 tarihinde Anayasa Mahkemesi marka hakkının mülkiyet hakkı olduğu ve mülkiyet hakkının konusunun KHK'lar ile düzenlenemeyeceği gerekçesi ile söz konusu düzenlemenin iptaline karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeni ile daha önceden tescilli bir markanın beş yıl süre ile kullanılmaması nedeni ile açılan iptal davaları reddedilerek birçok mağduriyete neden olunduğu gibi hukuki belirlilik ilkesi de ihlal edilmiştir. Oysaki KHK'da hüküm olmasa da, hukukumuzda tescilli markayı kullanma zorunluluğunu düzenleyen Markaların Korunması Hakkında KHK dışında, uluslararası sözleşmelere göre karar verilmesi hukuken mümkündür. Anayasanın m. 90/5 uyarınca “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.” Türkiye marka hukukunun esasına ilişkin, Paris Konvansiyonu ile Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması'na (TRİPS) taraftır. Söz konusu uluslararası antlaşmalar, usulüne uygun şekilde onaylanıp Resmi Gazetede yayımlandıklarından kanun hükmündedir. Markanın kullanılması gerekliliği, Paris Konvansiyonu md. 5/C'de ve TRIPS m. 19'da düzenlenmektedir. Bu maddelerin davalara uygulanması mümkün iken Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce açılan davaların tümü reddedilmiştir.
Peki, SMK'da markanın kullanımı ile ilgili neler öngörülmüştür? SMK' ya dayalı kullanmama nedeni ile iptal davaları açılabilecek midir? Öncelikle SMK iptal davası dışında tescilli ancak beş yıldır kullanılmayan marka sahibinin sonraki tarihli marka başvurusuna itirazının dinlenmemesi, markanın kullanılmadığının tecavüz davalarında ve hükümsüzlük davalarında def'i olarak ileri sürülmesi imkânları getirmiştir. Ayrıca Marka Yönergesinin hızlı ve etkili bir yöntem olması nedeni ile tescilli markanın kullanmama nedeni ile iptaline karar verme yetkisini Türk Marka ve Patent Kurumuna (TPMK) vermiş olduğunu görmekteyiz. Ancak SMK' nın 26. Maddesinde öngörülen bu düzenlemenin 7 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.