İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat

     Dampingli veya sübvansiyonlu ithalat, haksız fiyat rekabeti yoluyla yerli sanayilerin ciddi zarara uğramasına neden olmaktadır. Türkiye, bu tür ithalata karşı gerekli önlemleri alabilmek amacıyla 1989 yılında ilk kez İthalatta Haksız Rekabeti Önlenmesi Hakkında Kanun, Karar ve Yönetmeliği yürürlüğe koymuş, söz konusu mevzuatın uygulanması görevi o tarihten bu yana bugünkü adıyla T.C. Ekonomi Bakanlığı'na (eski Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, daha sonra Dış Ticaret Müsteşarlığı) verilmiştir.

     İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat, güncel haliyle, 3577 Sayılı Kanun (4412 Sayılı Kanun ile Değişik), 99/13482 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (2005/9840 Sayılı Karar ile Değişik) ve ilgili Yönetmelik'ten oluşmaktadır. Türkiye, ayrıca, 1995 yılma kadar GATT Anti Damping Anlaşmasına, 1995 yılından itibaren Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) "Anti Damping" ve "Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler" anlaşmalarına taraftır. Bu kapsamda, söz konusu iç mevzuatın DTÖ Anlaşmalarına da uyumlu şekilde yürütülmesi gerekmektedir.

      T.C. Ekonomi Bakanlığı internet sayfasında yer alan bilgilere göre, Eylül 2017 itibariyle ülke bazında sayıldığında, çoğu anti damping vergisi olmak üzere, 159 önlem yürürlüktedir. Bu önlemlerin %31'i tekstil, %29'u maden ve metal, %15'i plastik ve kauçuk, %11'i makine sektörlerini korumaktadır. Önlemlerin %38'i Çin HC'ne karşı uygulanmaktadır.

    Bir anti damping vergisi veya telafi edici verginin (sübvansiyonlar için) yürürlüğe konulması kararı, normal durumda yaklaşık bir yıl süren incelemeler sonunda verilebilmektedir. Öncelikle gerekli bilgi ve belgelerle yerli üretimi temsil eden (mevzuatta buna ilişkin oranlar bulunmaktadır) firmalar veya derneğin T.C. Ekonomi Bakanlığına başvurması gerekmektedir. Bu başvuruyu alan Bakanlık, 45 gün içinde soruşturma açılmasına karar verirse, soruşturma süreci başlayacaktır. Soruşturma sürecinde, dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve yerli sanayinin bu ithalattan (illiyet bağı) zarar görüp görmediği tepit edilecektir. Ayrıca damping marjı veya sübvansiyon miktarı, detaylı muhasebe ve İstatistik verileri kullanılarak Bakanlıkça hesaplanarak uygulanacak vergi oranları belirlenmektedir. Söz konusu vergiler, hem şikâyet edilen ülke/ülkeler hem de bu ülkelerde yerleşik ihracatçı firmalar bazında yürürlüğe konulmaktadır. Bakanlık, önlemlerin etkinliğini de ayrı soruşturmalara tabi tutabilmekte, vergi uygulanmayan ülkeler üzerinden yapılan ithalata karşı ayrı soruşturmalar açabilmektedir.