İnternet Ortamı Yasadışı Filmler

İnternet Ortamı Yasadışı Filmler

1995 yılında, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkındaki Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte, Türkiye de birçok alanda olduğu gibi Sinema Filmleri ile ilgili olarakta hakların korunmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. Uzun yıllar boyunca bu çalışmalar ağırlıklı olarak korsanla mücadele üzerinde yoğunlaştılar. Korsanla mücadelenin en önemli alanı ise uzun süre Korsan CD ve DVD üretim ve satışları alanında yaşandı. Bugün ise korsan CD ve DVD üretim ve satışı hızla azalırken, yasadışı sinema filmi ve Televizyon dizilerinin korsan kullanımı ağırlıklı olarak internet ortamına taşınmış durumdadır. Teknolojinin çok hızlı gelişiyor olması nedeni ile veri indirme hızları, bilgisayarların kapasiteleri bu tür yasadışı uygulamaların gerçekleştirilebilmesine artık çok daha fazla olanak vermektedir. Genç kuşağın teknolojiyi kullanmadaki becerilerinin ve kapasitelerinin artmasını da göz önüne aldığımızda internet üzerinden korsan sinema filmi ve dizi indirilmesi ve seyredilmesinin her gün daha hızlı bir şekilde artacağını öngörmek gerekmektedir.
 
Bugün arama motorları üzerinden bir giriş yaparak, hangi sitelerde korsan film seyredebileceğimizi araştırdığımızda karşımıza onlarca site çıkmaktadır. Bu alanda çalışanlar yıllar içerisinde bu sitelerde meydana gelen teknik ve kapasitelerindeki artışları hayretle izlemektedirler. Söz konusu sitelerin belli başlılarını incelediğimizde ortak bazı özelliklerinin olduğu rahatlıkla görülmektedir.
Buna göre korsan film ve dizi siteleri;
-Hemen hepsi sinema sektörü ile özdeşleşmiş ve dikkat çekici isimler kullanılmaktadır;
-Teknik özellikleri ve kapasiteleri güncel olanakların tamamını taşımaktadır,
-Bazı siteler çok popüler siteler haline gelmişlerdir, bu sitelerin “fun” tabir edilen sürekli takipçileri mevcuttur,
-Bir kısım siteler android uygulamalarla da çalışabilmekte, bir kısım akıllı telefonlarla film izlettirilebilmektedir,
-Birçok site aldıkları reklamlarla ayakta kalmakta, önemli bir ticari faaliyet sürdürebilmektedir; bu arada bir kısım siteler arasında ticari rekabette görülmektedir;
-Önde gelen siteler kendilerine göre düzenlenmiş ve başarılı olduğu görülen tasarımlar ve sınıflandırmalar kullanmaktadırlar;
-Söz konusu sitelerin bir kısmı aynı zamanda filmleri tanıtmakta, onların künyelerini paylaşmakta, onlarla ilgili yorumları toplamaktadır;
-Siteler Türkçe veya Orijinal filmler yayınlamaktadırlar, ayrıca hepsi dublaj yapabilmektedirler;
-Söz konusu siteler daha önceden vizyona yeni girmiş Türk filmlerini yayınlamakta isteksiz davranırlarken artık rahatlıkla bunlarıda yayınlayabilmektedirler,
-Bu sitelerin hemen hepsi yurtdışından bir servis sağlayıcı ile çalışabilmekte ancak Türkiye’deki merkezlerinden sistemlerini işletebilmektedirler;
 
Bu tip korsan sinema filmi ve dizi filmleri yayınlayan, ücretli ya da bedava indiren kullandıran ya da satan web sitelerine karşı birkaç şekilde mücadele edebilme yolu vardır.
Bunlardan birincisi 4110 sayılı kanunla değişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkındaki Kanun’un ilgili hükümlerinin uygulanmasıdır. İlgili Kanunun 71/1 maddesinde Manevi mali ve bağlantılı Haklara Tecavüz hükümleri düzenlenmiştir. Aynı kanunun ek 4. Maddesinde İşaret Ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin FSEK’de tanınmış haklarının ihlali hükümleri düzenlenmiştir. Bu maddelerin ve benzeri maddelerin uygulanması için öncelikle web sitelerinin adresleri ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikâyette bulunulması gereklidir. Bu şikâyetleri hak sahipleri/eser sahipleri yapabileceği gibi; hak sahiplerinin yetki belgesi vermesi halinde Meslek Birlikleri de şikâyette bulunabilir.
 
FSEK 71. Maddesine göre söz konusu siteleri işletenlerin tespiti halinde hapis ya da adli para cezasına mahkemeler hükmedebilmektedir. Buradaki en önemli sıkıntı sitelerin yayın yerlerinin Türkiye de bulunamaması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 14, 11 ve 12. Maddelerindeki hükümlere göre; “herhangi bir suç için seçimlik ceza öngörülmüşse, suçun faili yurtdışında ikamet etmekteyse soruşturma ve kovuşturma yapılamamaktadır.”
FSEK ile ilgili hükümlerin daha kapsamlı ve etkili uygulanabilmesi için eser sahiplerinin ve hak sahiplerinin bir araya gelerek Meslek Birlikleri ile birlikte hakaret etmeleri ve daha güçlü bir şekilde mücadele etmeleri gereklidir.
 
Diğer bir mücadele metodu da, 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8…9 ve 9-a maddeleri uyarınca yapılacak şikâyetlerdir. Söz konusu şikâyetlerde asıl muhatap “Erişim Sağlayıcıları Birliği”dir. Şikâyetler doğrudan içerik sağlayıcısına ya da bu birliğe yapılabileceği gibi en uygulanabilen metod şikâyetlerin doğrudan Sulh Ceza Hâkimliği’ne yapılmasıdır. Bunun nedeni İçerik sağlayıcılarının genel olarak adreslerinin belli olmaması ya da ulaşılamamasıdır. Söz konusu şikâyetlerde gerekli bilgiler verilerek söz konusu içeriğe erişimin engellenmesi ya da içeriğin kaldırılması talep edilebilecektir. Bu hususun Sulh Ceza Hâkimliğince karara bağlanması neticesinde alınacak karar, Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne ulaştırılacak olup, teknik olarak mümkün olan tüm kararlar uygulanmaktadır.
 
Buradaki en önemli ayrıntı Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin, sadece erişimi engelleyebilmekte olduklarıdır. Birlik Yayından kaldırma ya da çıkarma gibi kararları uygulayamamaktadır. Bu tip kararlar ancak içerik/yer sağlayıcılar tarafından uygulanabilecek kararlardır. Ancak bunların uygulanmasında çok fazla sıkıntı ortaya çıkmakta olup çoğu zaman teknik olarak mümkün olmamaktadır.
 
Diğer bir sorunda engellemelerin bazen teknik olarak mümkün olmamasıdır. Teknik engellerin en önemli gerekçesi yayınların yurtdışından yapılıyor olması ve benzeri gerekçelerdir. Hak sahipleri Meslek Birlikleri vasıtası ile birlikte ve güçlü bir mücadele yürütebilirlerse, teknik mücadele daha kapsamlı bir şekilde yürütülebilir. Aynı zamanda mali kaynaklarında artması halinde Meslek Birlikleri başka ülkelerde de mücadeleleri için destek bulabilirler.
Sonuç olarak hak sahiplerinin birlikte hareket etmelerinin gereği bu konuda bir kere daha ortaya çıkmaktadır.