Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU
 
Kanun, 05/12/1951 günü kabul edilmiş, 5846 sıra numarası ile, 13/12/1951 günlü 7981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 
4110 sayılı Kanun, 12/06/1995 tarih 22311 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
 
BİRİNCİ BÖLÜM
 
Fikir ve Sanat Eserleri
 
A) Amaç
 
Madde 1. – (21/02/2001 tarih ve 4630 sayılı Kanunla Değişik şekli) Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.
Kapsam
MADDE 1/A.- Bu Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır.
Tanımlar
MADDE 1/B.- Bu Kanunda geçen tanımlardan;
a) Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musikî, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini,
b) Eser sahibi: Eseri meydana getiren gerçek kişiyi,
c) İşlenme eser: Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsullerini,
d) Derleme eser: Özgün eser üzerindeki haklar saklı kalmak kaydıyla, ansiklopediler ve antolojiler gibi muhtevası seçme ve düzenlemelerden oluşan ve bir düşünce yaratıcılığı sonucu olan eseri,
e) Tespit: Seslerin veya ses temsillerinin veya ses ve görüntülerin anlaşılabilecek,çoğaltılabilecek veya iletilebilecek şekilde bir araca kaydedilmesi işlemini,
f) Fonogram: Sinema eseri gibi görsel-işitsel eserler içindeki ses tespitleri hariç olmak üzere, bir icrada yer alan seslerin veya diğer seslerin veya ses temsillerinin tespit edildiği ses taşıyıcısı fizikî ortamı,
g) Bilgisayar programı: Bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmalarını,
h) Arayüz: Bilgisayarın donanım ve yazılım unsurları arasında karşılıklı etkilenme ve bağlantıyı oluşturan program bölümlerini,
ı) Araişlerlik: Bilgisayar program bölümlerinin fonksiyonel olarak birlikte çalışması ve karşılıklı etkilenmesi ve alışverişi yapılan bilginin karşılıklı kullanım yeteneğini,
j) Bağlantılı haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcılarının sahip oldukları hakları,
k) Komşu haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının sahip oldukları hakları,
İfade eder.
 
B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri
 
Madde 2
 
I. İlim ve Edebiyat Eserleri
İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 
1. Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları.(07/06/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunla değişik şekli)
2. Her nevi rakıslar, yazılı kareografi eserleri, pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri.(01/11/1983 tarihli ve 2936 sayılı Kanunla değişik şekli)
3. Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. 
Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir öğesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. 
(07/06/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunla Değişik Şekli)
Madde 3
 
II. Musiki Eserleri
Musiki eserler, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir.
 
Madde 4
 
III. Güzel Sanat Eserleri
Güzel sanat eserleri, estetik değeri sahip olan; 
1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi, serigrafi, 
2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar, 
3. Mimarlık eserleri, 
4. El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil moda tasarımları, 
5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar, 
6. Grafik eserler, 
7. Karikatür eserleri, 
8. Her türlü tiplemelerdir, 
Krokiler, resimler, maketler, tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması, düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez. 
(07/06/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunla Değişik şekli)
Madde 5
 
IV. Sinema eserleri 
Madde 5. – (21/02/2001 tarih ve 4630 sayılı Kanunla Değişik şekli)Sinema eserleri, her nevi bediî, ilmî, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir. 
 
C) İşlenmeler ve Derlenmeler
 
Madde 6
 
İşlenmeler ve Derlenmeler
Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de esere nispetle müstakil olmayan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir. 
1. Tercümeler; 
2. Roman, hikaye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi; 
3.  Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin film haline sokulması veya filme alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir  şekle sokulması; 
4. Musiki aranjman ve tertipleri; 
5. Güzel sanat eserlerini bir şekilden diğer şekillere sokulması; 
6. Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyat haline konulması; 
7. Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde seçme ve toplama eserler tertibi; 
8. henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmi bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler bundan müstesnadır) 
9. Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut kısaltılması. 
(07/06/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunla eklenen bentler)
10. Bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması; 
11. Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için genişletilemez.)
(21/02/2001 tarih ve 4630 sayılı Kanunla Değişik şekli)
İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser sayılır.  
 
Ç) Alenileşmiş ve Yayımlanmış Eserler
 
Madde 7
 
Alenileşmiş ve Yayımlanmış Eserler
Hak sahibinin rızasıyla umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır. 
Bir eserin aslından çoğaltma ile elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılma veya dağıtılma ile elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış sayılır. 
5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası hükmü mahfuzdur.